Kendini Sevmek ve Metta Pratiği: Koşulardan Özgürleşmek
Güvenlik, emniyet ve mutluluk arayışımız insan olmanın doğal bir parçası. Ancak, kontrol edemeyeceğimiz şeyleri kontrol etme çabamız genellikle kaygı, stres ve hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor. Buda'nın psikolojik öğretilerinin temelinde, doğası gereği değişken olan şeyleri kabul etmek yatar. Değişim kaçınılmazdır ve ona direnmek yerine kabul etmeyi öğrenmek, ızdırabı azaltmanın anahtarıdır.
Kendimizi Sevmek Koşullara Bağlı Olmamalı
Bir çoğumuza tanıdık gelen bir düşünce: "Daha zayıf olsaydım, daha sakin olsaydım, daha başarılı olsaydım, kendimi daha çok sevebilirdim."
Kendimizi sürekli başkalarıyla ya da ulaşılması zor bir ideal ile kıyaslarken, kendi değerimizi göz ardı ediyoruz. Oysa kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek, en büyük özgürleşmedir.
Kendimize kalbimizi kapatmak yerine, kendimizi affetmeyi ve nazik olmayı öğrenebiliriz. Sağlıksız alışkanlıklarımızı, kusurlarımızı ve yetersizlik hissimizi kabul ederek, kendimizi koşullardan bağımsız bir sevgiyle kucaklayabiliriz.
Metta: Koşulsuz Sevgi Pratiği
Pali dilinde "Metta" sevgi dolu şefkat anlamına gelir. Koşulsuzdur. İki temel anlamı vardır:
Naziklik: Yağan yağmur gibi herkese ve her şeye aynı şekilde akar.
Arkadaşlık: Gerçek bir dostluk gibi, sadece iyi günlerde değil, zor zamanlarda da yanımızda olur.
Metta pratiğini güçlendirmek için kendimize ve başkalarına sevgi dolu dilekler yöneltiriz. Kullanılan klasik cümleler
Güvende olayım.
Mutlu olayım.
Sağlıklı olayım.
Huzurlu olayım.
Kendimi olduğum gibi kabul edeyim.
Metta Pratiği Nasıl Yapılır?
Bu meditasyon belirli adımlarla ilerler:
İlk olarak kendimize sevgi ve şefkat yöneltiriz.
Hayatımızda bize destek olan birine metta göndeririz.
Yakın bir arkadaşımıza sevgi dilekleri sunarız.
Nötr hissettiğimiz birine (ne sevdiğimiz ne de sevmediğimiz biri) metta yollarız.
Zorluk yaşadığımız birine (affetmekte zorlandığımız ya da kırgın olduğumuza) sevgi ve şefkat sunarız.
Bu adımlar, sevginin ve bağlantının zamanla derinleşmesine yardımcı olur.
Kendimizi Başkasının Gözüyle Görmek
James Baraz derste demişti ki: Keşke başkaların gördüğünü biz de görebilseydik... Kendimizi sevmek çok daha kolay olurdu.
Bizi gerçekten seven birini düşünelim. Bize baktığında ne görüyor? Ne hissediyor? Onun gözüyle kendimizi görmeyi denediğimizde, belki de ne kadar değerli ve sevgiye lâyık olduğumuzu fark edebiliriz.
Bugün kendinize nazik davranmanın bir yolunu bulun. Belki sadece bir an durup, "Ben olduğum halimle yeterliyim" diyerek başlayabilirsiniz.
Sevgi dolu şefkat herkesin içinde var olan bir yetenek. Metta pratiğiyle bu özelliğimizi uyandırabilir, kendimizi ve diğerlerini koşulsuzca kabul etmeyi öğrenebiliriz.