Hiç ağaçları incelediniz mi?

Ağaçları hiç dikkatlice incelediniz mi bilmiyorum, ama her biri kendi içinde benzersizdir. Çınarlar var, sedirler var, mavi çamlar var, ve hiçbiri birbirinin aynısı değil. Her çınar ağacı farklı yükseklikte, farklı sayıda dallara sahip, hatta yumruları ve kıvrımları bile farklı. Bazı dalları eğri büğrü, bazı gövdeleri çok kalın, bazılarıysa incecik.

Sonra bir de mavi çamlar var, onlar da kendilerine has güzellikte. Dalları mavi ile yeşil arasında puslu bir renk taşıyor, ve o dallar bütün asaletiyle süzülerek yayılıyor. Gövdeleri koyu renkli, belirgin damarlarla dolu, karakterli.

Fakat şu var ki, mavi çamlar "Çınar değilim" diye üzülmez, çınarlar da "Keşke mavi çam olsaydım" demez. Hiçbir ağaç, "Neden gövdem daha kalın değil?" ya da "Neden benim dal sayım daha fazla?" diye sorgulamaz.

Çınar ağaçları dallarını kesip yapraklarını koyu yeşile boyayarak mavi çama benzemeye çalışmaz. Aynı şekilde, mavi çamlar da iğne yapraklarını kopartıp üst üste dizerek çınar yaprağı şeklini oluşturmaya çalışmaz. Bu, gözümün önünde bir karikatür gibi canlanıyor: bir çam ağacı, iğne yapraklarını çınar yaprağına benzetmeye çalışıyor!

Peki, bizdeki bu "normal" olma çabası nedir?

Previous
Previous

Hayattan Kaçmak Değil, Onun İçinden Geçmek

Next
Next

Farkındalıkta Zihin